Ana Sayfa

>

Röportaj

>

Ayın Konuğu

YARIM ASIRLIK AŞKIN HİKÂYESİ HÜLYA KOÇYİĞİT VE SELİM SOYDAN

Yeşilçam’ın sevilen ismi Hülya Koçyiğit ve bir döneme damgasını vurmuş Fenerbahçeli futbolcu Selim Soydan, yarım asır önce 1968 yılında büyük bir aşkla hayatlarını birleştirdiler. Geçen onca yılın ardında Hülya Koçyiğit, ‘Selim ile saygımızı, sevgimizi, hoşgörümüzü, özverimizi hiç kaybetmedik.’ diye anlatıyor ve mutlu evliliklerinin temelinde her daim saygının yattığını söylüyor.

Hülya Koçyiğit, geçtiğimiz Haziran ayında akciğerindeki kanserli bölge için ABD'nin New York şehrinde ameliyat oldu. Koçyiğit’ in sevenlerini üzen bu haber çok geçmeden sağlık durumunun iyiye gitmesiyle yerini sevince bıraktı. Koçyiğit’in bu zorlu sürecinde en yakınında olan ve desteğini esirgemeyen ailesi özellikle eşi Selim Soydan oldu. Ameliyata gönderdiği eşinin ardından duygularını kaleme alan Selim Soydan , "Burası hayatımın en büyük dersi oldu. Seneye, evliliğimizdeki 50. yılı bitirmiş olacağız. Hayatımın en doğru kararı sevgili eşim Hülya ile yaptığım evlilikti. Bu aşkı anlatmam kolay değil... Yarım asrı birlikte geçirdiğim yol arkadaşım Hülya'nın gözyaşı döktüğünü ilk kez gördüm. O göstermedi, ben gördüm. ”diye yazdı. Hülya Koçyiğit desteğini esirgemeyen eşi için ‘nefesini bile hissetmek iyi geldi’ dedi ve ekledi; “Selim, bu zor süreçte hep gözlerimin içine baktı, hep elimi tuttu. Onun nefesini bile hissetmek bana iyi geldi. İnanıyorum ki sevgi de ilaçlar kadar önemli.”

 ‘İkimiz de oldukça popülerdik ve biz birbirimiz dengelemeyi çok iyi bildik’

Hülya Koçyiğit ile Selim Soydan'ın nikâhları eşine ender rastlanır bir kalabalık içinde yapıldı. Telli duvaklı gelinle smokinli damat salona polis kordonuyla girebildiler. Nikâh masasının etrafını üniformalı ve sivil polisler kordon altına almıştı. İlginç karelere sahne olan nikâh töreninin ardından 50 yıl geçti. Hülya Koçyiğit ve Selim Soydan çoğu çifte örnek oldu. 14 şubatta yaklaştığımız şu günlerde sevginin değerini böyle uzun soluklu evliliklerle bir kez daha görmüş oluyoruz. Hülya Koçyiğit ile evliliklerini ve aşkı konuştuk.

Aşk sizce nedir?

Aşk, yoğun sevginin yıldırım çarpmış hissiyatıyla aldığı ruh halidir bence. Bir nevi sarhoşluk, kendinden geçme hali. Bu hal, kendini tamamen sevgiye bıraktığında çok daha güçlü ve kalıcı oluyor.

Mutlu bir evlilik için eşlere nasıl sorumluluk düşmektedir?

İnsani ilişkilerde kaçırdığımız en büyük nokta saygı… Sadece mutlu bir evlilik için değil, mutlu ilişkiler için gerekli olan tarafların birbirine saygı duyması. Saygı azaldığı zaman her şey çirkinleşmeye başlıyor. Karşı tarafa duyduğun bu saygının yanında, beslediğin yoğun sevginin birleşiminden bir mutsuzluk doğamaz. Bir de ‘değiştirme’ çabası söz konusu… Bu eğilime girildiğinde insan önce kendini sorgulamalı. “Benim sevdiğim kişi zaten bu değil miydi?” diye. İlişkiye üçüncü kişinin sokulmasına asla izin verilmemeli. Sorunlar, sakince ve aynı saygı çerçevesinde konuşarak çözülebilir. Birbirinize ayırdığınız vakit kadar kendinize de vakit ayırmanız oldukça önemli.

Sanat camiasında kısa süren evlilikler, erken boşanmalar sık sık gündeme geliyor. Siz yıllara emanet ettiğiniz evliliğinizde en çok nelere dikkat ettiğinizi bize biraz anlatır mısınız?

Sevgili Selim ile bu yıl inşallah 50. yılımızı tamamlayacağız. Az önceki sorunun cevabında olduğu gibi biz Selim ile saygımızı, sevgimizi, hoşgörümüzü, özverimizi hiç kaybetmedik. İkimiz de oldukça popülerdik ve biz birbirimiz dengelemeyi çok iyi bildik. Birbirimizin zevklerine ortak olmayı da bildik, kendi alanlarımıza müdahale etmemeyi de. Bizim evimizde kararlar hep ortak alındı. Birinin bir diğerine göre bir üstünlüğü olmadı hiçbir zaman. Her zaman, her şeyi paylaşarak geçirdik. Aynı şekilde de devam ediyoruz. Bu sebeple ortak noktada buluşmayı hep çok iyi başardık.

Hayatında insanın vazgeçemeyeceği 3 şey sizce nedir?

Sağlık, aile, vatan.

YARIM ASIRLIK AŞKIN HİKÂYESİ  HÜLYA KOÇYİĞİT VE SELİM SOYDAN  - Laleli Dergisi