Ana Sayfa

>

Röportaj

>

Ayın Konuğu

HIZLI MODA YERİNİ ZAMANSIZ VE KALICI MODAYA BIRAKIYOR

Mimarlıkla başlayan kariyer serüvenini moda alanında devam ettiren Niyazi Erdoğan ile pandemi sürecini değerlendirdik, 'yeni normal' dönemde sektörü ne gibi değişimlerin beklediğini konuştuk. 

- Mimarlıktan modaya geçişinizi neler etkiledi? Şimdilerde mimarlıkla ilgili bir şeyler yapıyor musunuz?
 
Lise döneminde meslek seçimini yaparken çok sevdiğim bir matematik öğretmenimin yönlendirmesiyle mimarlık eğitimi aldım. Sizler de biliyorsunuz o yaşlarda insan kariyeri ile ilgili çok doğru kararlar veremeyebiliyor. Bu anlamda öğretmenimin yönlendirmesi benim için çok önemliydi. El sanatları ve resme olan yatkınlığım ile birlikte matematiğe olan ilgimi de bildiği için bu yönlendirmeyi yapmıştı. Aldığım mimarlık eğitiminden çok memnunum ve dört sene profesyonel olarak mimarlık yaptım. Moda ve giyim kuşam her zaman ilgimi çekmişti ve bu alanda ilerlemek istedim. 2003 senesi İTKİB Genç Moda Tasarımcıları Yarışması'nda finale kaldım ve sektöre geçiş yaptım. Mimari tasarım süreci biraz uzun gelmekteydi benim için. Moda dünyası daha kişisel ve daha hızlı olduğu için daha cazip geldi bana. En son 2017 yılında, Anonim Mimarlık'ın tasarım ekibinde bir bina yenileme projesinde çalıştım. On iki sene sonra ilk defa böyle bir durumu deneyimleme fırsatı buldum. Ama ileride her iki tasarım disiplinini birleştirdiğim bir projeye imza atmak isterim. 
 
- Moda Tasarımcıları Derneği (MTD) üyesi firmalar tasarımlarını Trendyol platformundaki 'Türk Modası Benim' butiği üzerinden milyonlarca müşteriyle buluşturuyor. Bu iş birliği hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Covid19 pandemisi sürecinde Moda Tasarımcıları Derneği'nin üye tasarımcıları nakit akışı için geliştirdiği bir projeydi. Çok başarılı bir satış süreci yaşandı. Aynı zamanda bu platform sayesinde Türk Tasarımcıları bir çok yeni tüketiciye buluşma şansı yakalandı. 
 
- Karantina dönemini nasıl geçirdiniz, nasıl bir dönemden geçtiğinizi hissediyorsunuz? 
 
Kendimin ve sevdiklerimin sağlığını korumak için mümkün olduğu kadar evde kaldım. Hala da zorunlu işlerim haricinde evimdeyim. Kendi adıma yenilendiğim ve dinlediğim bir süreç yaşadım. Bir süredir vakit ayıramadığım konular üzerine araştırma yapma fırsatı buldum. 
 
- Sizce moda sektörü nasıl bir noktaya evrilecek, bizi neler bekliyor?
 
Tüm dünyada bir değişim sürecinin başladığını düşünüyorum. Pandemi süreci, hepimizin içinde bulunduğu yoğun koşturmacada, zorunlu olarak yaptığımız ve kurtulamadığımız konuları gözden geçirmek için fırsat yarattı. Bu süreç moda endüstrisi için de geçerli. Bence gelecekte zorunlu moda haftaları ve takvimleri değişecek. Aynı zamanda hızlı moda yerini daha zamansız ve kalıcı bir moda anlayışına bırakacak. 
 
- Moda etkinlikleri dijitalleşiyor, dijital trend hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Pandemi sürecinde, tüm dünya artık bir çok konuyu dijital platformlarda çözmeyi deneyimledi. Bu noktada online satış platformları çok büyük kolaylık getirdi. Modanın da artık online platformlarda çok daha yoğun ilerleyeceğini düşünüyorum. 
 
- Mesleğinize dair motivasyonunuzu en çok ne sağlıyor? 
 
Sürekli değişim ve yeniye olan arayışım en büyük motivasyonum. 
 
- Her erkeğin dolabında bulunması gerektiğini düşündüğünüz parçalar neler?
 
Siyah bir blazer ceket, beyaz t-shirt ya da gömlek, Az yıkanmış bir denim ve siyah makosen bir erkeğin dolabında bulunması gereken zorunlu parçalar. 
 
- 2020 İlkbahar / Yaz erkek trendleri arasında neler var?
 
Bu yazın en büyük trendi daha sürdürülebilir ve doğaya saygılı tasarımlar. Geri dönüşümlü ve organik kumaşlar ön planda olacak.
- Plaj modasına uymak isteyenler için tavsiyeleriniz neler?
 
Aynı desende şort ve gömleklerin beraber giyilmesi bu yazın en büyük trendi.
 

HIZLI MODA YERİNİ ZAMANSIZ VE KALICI MODAYA BIRAKIYOR  - Laleli Dergisi