Ana Sayfa

>

Röportaj

>

Ayın Konuğu

‘Oyunculuğu Bıraktı Gibi Söylemler O Dönem Beni Üzmüştü’

Başarılı oyuncu Pınar Tuncegil, oyunculuğun yanı sıra yeni bir heyecanın, tasarımın peşinden gidiyor. Sanatçı, tasarıma bez çantalarla başladı şuan tablolar üzerine yapıyor. Tasarımlarını bir dönem pazarda satarken, ‘Oyunculuğu bıraktı’ haberleri kendisini üzse de oyunculuğu bırakmayacak kadar tutkuyla seviyor işini… Bu sayımızda Pınar Tuncegil, teklifimizi kabul edip çok eğlenceli bir moda çekimi deneyimi yaşattı bizlere. Röportajımızda ise meslek hayatını evliliğini ve hayata bakışını konuştuk. 
Yalancı Romantik, Kurtlar Vadisi Pusu ve Medcezir gibi dizilerde yer aldınız. Tiyatro kökenlisiniz. Tiyatro kökenli isimlerin yeteri kadar ilgi gördüğünü düşünüyor musunuz?
“İnsan, kendi şansını kendisi oluşturabilir” düşüncesine inananlardanım. Tabii bunun karşılığı; çalışmak, çalışmak, çalışmak. Beklentilerimizle dış etkenlere bağlı kalarak değil de, kendimizifarketmek ve geliştirmek üzerineyoğunlaşırsak daha huzurlu ve üretken bir hayat yaşayabiliriz. 
Tiyatro, sinema ve TV desek hangisini tercih edersiniz?
Klasik bir cümle fakat oyunculuğun her alanından çok keyif alıyorum. Tiyatroda bire bir seyirci ile oynamak, sinemada beyaz perdenin büyüsüyle oynamak ve dizide çok daha fazla seyirciye ulaşarak oynamak müthiş bir duygu.
18 yaşındaki Pınar’a şuan ne söylerdiniz?
Şöyle derdim; “Pınar, biraz sakin ol”.”
Birazda tasarımlarınızdan bahsedelim. Bez çantayla başladınız şuan tablo da yapıyorsunuz. Yeni alana girmeye nasıl karar verdiniz? Sergi planlarınızdan bahseder misiniz? 
Bez çantalar da, tablolar da aslında arkadaşlarımın desteğiyle şekillendi. Küçüklüğümden beri birinin bir doğum günü olduğunda kendim bir şeyler yapıp hediye etmeyi çok severdim. İşte yıllar içinde bu durum gelişti. Bir süredir çanta yapımını bıraktım. Şu an tablolar önceliğim. Bir sene içinde bir sergi açma planım var. Buarada bazı çalışmalarım Kuzguncuk’taki            “Mona Art Gallery” de sergileniyor.
Tasarımlarınızı Bodrum’ da, Balat’ta satıyorsunuz. Tezgâhın başına geçip bir eserin bütün aşamalarında emek vermek nasıl bir his? Kadın emeğinin dünyayı değiştireceğini düşünüyor musunuz? 
Evet, kısabir süre bir arkadaşımla tasarım pazarlarına katıldık. Çok da şey öğrendik. Fakat sonra işler biraz değişti. Öyle ki oyunculuğu bırakıp pazarcı olduğumla ilgili yığınla haber çıktı. Pazarcı olmak kendi adıma hiç de kötü bir şey değil fakat oyunculuğu bıraktı gibi söylemler o dönem için beni üzmüştü. Buradan da bunu paylaşmış olayım. 
Konuya dönecek olursam, tabii emek çok önemli. Sadece kadın olarak değil en başta bir insan olarak üretken olmak, bunu paylaşabilmek çok değerli. 
Dünya, bilinçli insanların geleceğeomuz omuza yürüyebildiği noktada değişmeye başlayabilir diye düşünüyorum.
Renkler sizi anlatıyor olsa. Hangi renk olurdunuz?
Yeşil, vazgeçilmez rengim.   Belki doğayı çok sevdiğim için olabilir. 
Eşiniz aynı zamanda meslektaşınız Alper Saldıran’la mutlu bir evliliğiniz var. Her başarılı erkeğin ardında bir kadın vardır. Evliliğinizin temelinde yatan en güçlü hisler nelerdir?
“Aynı zamanda her başarılı kadının ardında da bir adam vardır.” Aslında ilişki bir çiçeğe özenle bakmak gibi… O sana söyleyemiyor olsa da susayıp susamadığını ya da güneş ışığına ihtiyaç duyup duymadığını hissedebilmek. Bunun için önce ona saygı duymak gerek.
Moda ile ilk anınız ‘14 yaşında Pınar’ın Yıldırım Mayruk defilesine çıkması mı oldu?Nasıl bir tecrübeydi? Podyumları düşünür müsünüz?
14 yaşında Yıldırım Mayruk defilesine çıkmak çok büyük bir deneyim oldu. O zaman lisedeydim. Ve defile sonrası çok büyük bir ilgiyle karşılaştım. Çok sevdiğim ve saygı duyduğum Yıldırım Mayruk bana “Pınar, ne yapmak istiyorsun şimdi?dediğinde hiç tereddüt etmeden okumaya devam edeceğimi söylemiştim.  Sonrasında da kendi rutin hayatıma geri dönmüştüm. Evet, mankenliği hiç düşünmedim fakat 20’li yaşlarda fotomodellik yaptım. Hala da moda çekimi yapmayı çok seviyorum. O gün sizinle çekim yaparken de aynı coşku içindeydim. Tekrar teşekkürler benim için çok güzel ve özel bir çekim günü oldu.
 

‘Oyunculuğu Bıraktı Gibi Söylemler O Dönem Beni Üzmüştü’ - Laleli Dergisi