Ana Sayfa

>

Röportaj

>

Tasarımcı

Tasarımcı MODERN VE ŞIK KADINLARIN MARKASI ‘NİHAN PEKER’

Nihan Peker kendi markasını 7 yıl önce kurdu. Tasarım tutkusunun peşinden emin adımlara giden Nihan Peker kendi markasını ‘Şık, farklı ve tasarım giyinmeye özen gösteren şehirli bir kadın markası. Oldukça modern ve şehirli bir marka.’ diye tanımlıyor. Peker ile markasını ve Türkiye’de moda ve tasarımın durumunu konuştuk.  

Minimal, fonksiyonel, detayları olan parçalar hazırlıyorsunuz, koleksiyon hazırlarken ilk önce neleri göz önünde bulunduruyorsunuz, tarzınızı nasıl tanımlarsınız?

Tarzımın dışarıdan bakınca sade, minimal bir çizgisi var. Ama markam yıllar içerisinde gelişim ve değişim gösterdi. Markamı oluşturalı 7 sene oldu. İlk başlarda daha maskülen, sert tavrı olan bir kadın tasarlıyordum.  4 yıl öncesinde Haute Couture tasarımlar yapmaya başlamamla birlikte değişim yaşandı. Tarz olarak daha feminen, içerisinde ışıltıları olan paretli elbiseleri koleksiyonuma eklemeye başladığımı fark ettim. Kadınların talepleri de beni bu yönde etkiledi. Hepimiz değişiyoruz, 10 yıl önceki kişiler değiliz. Benimde markamın değiştiğini söyleyebilirim. Hep korumak istediğim minimal, sade algıyı bozmadan bunu yapmaya çalışıyorum. ‘Nihan Peker’ markası şık, farklı ve tasarım giyinmeye özen gösteren şehirli bir kadın markası. Oldukça modern ve şehirli bir kadın markası. 

En sevdiğiniz ve kullanmaktan keyif aldığınız kumaş, renk ve teknikler nelerdir?

İpekli kumaşları çok seviyorum. Şantuk diye tabir ettiğimiz sert ipekler, mikado… 

Aslında hiç ummadığımız kumaşlardan çok farklı şeyler yapılabilir. Kumaşlarla oynamak ve ürün zenginliğine yer vermek bana çok keyif veriyor. Çok pahalı bir ipeğin yanında polyester kumaşla şahane şeyler yapılabilir. İşleme ve nakış sıkça tercih ettiklerimin başında geliyor. Küçük dokunuşlarla bizden bir şey taşıyabiliyor.

Renginiz nedir?

Siyah ve beyaz. 

İstediğiniz kumaşı bulmakta zorluk çekiyor musunuz? Türkiyede böyle bir sorundan bahsedebilir miyiz?

Türkiye’ de tekstil üretimine baktığımız zaman oldukça ilerideyiz. Kumaş olarak Bursa, Denizli gibi merkezlerde iyi üreticiler var ama eksikler de var. Özellikle İpek alanında daha çok Uzakdoğu kumaşları geliyor. Biz de onları kullanıyoruz. Daha çok yerli kumaşın olmasını isterim. 

Koleksiyon hazırlamak mı kişiye özel tasarımlar yapmak mı size daha çok keyif veriyor?  

Aslında ikisini de yapıyorum. Üçüncü iş olarak firmalara danışmanlık yapıyorum. Hem hazır giyim yapıyorum. Koleksiyonlar hazırlıyorum hem couture tasarımlar yapıyorum. Üçünü aynı anda yapmak çok zaman aldığı için biraz güç. Ancak hiçbirinden vazgeçemem. Her biri beni ayrı besliyor. Koleksiyon hazırlama süreci ayrı bir keyif diyebilirim. 

Üzerinde çalıştığınız bir koleksiyon var mı?

Benim için bir ilk olan gelinlik koleksiyonu çalışıyorum. Kişiye özel gelinlik çalışıyordum ama koleksiyon hazırlamak daha farklı bir disiplin gerektiriyor. Hazır gelinlik koleksiyonlarında göremeyeceğiniz türden şeyler yapıyorum. Daha minimal, farklı kumaşların kullanıldığı tasarımlar var. Minimal, dar modeller, takım elbiseler… Beyazlık üzerine bir hikâye aslında… Saf, masum, eğlenceli, renkli bir gelin modeline tasarlıyorum. Mart ayında da sunmayı düşünüyorum. 

Türkiye'de moda yapmak zor mu? Avantaj ve dezavantajları nelerdir?

Tasarım yaparak müşteriye hiç görmediği yeni bir şey sunuyoruz. Bazen müşterimiz çok giyilebilir bulmuyor. Giyilir bulduklarında fiyat farkını anlamayabiliyorlar. Bu kültür ile yetişmemiş müşteri kitlesine hitap etmek bir dezavantaj sayılabilir. Bu durumu avantaja çevirmek önemli olan. Moda yaparak bundan 15 sene evvel olmayan bir şeyi yapıyoruz. İnsanlar saygı duyuyor. Üretimde sıkıntılar yaşansa da Türkiye'de moda yapmak zor ama keyifli. 

 

Tasarımcı   MODERN VE ŞIK KADINLARIN MARKASI  ‘NİHAN PEKER’ - Laleli Dergisi